www.gazozkapagi.net

NOSTALGIC WRITINGS BY AN ISTANBULITE

home/ANASAYFA→

ISTANBUL&TURKEY TRAVEL

LIVE TURKISH TV AND MEDIA

NEWS FROM COLUMBUS,OHIO

LINKS

ISTANBUL KAPAKLARI →

YEDI KULE ZINDANLARI

TEKFUR SARAYI

ISTANBULUN ALTI 1,2

ISTANBULUN ALTI 3,4

KOCAMUSTAFAPASADAKI KOSK

SUMBUL EFENDI

KAYBOLAN KIR TEPEBAG

AHMET SARACLAR EFENDI

ADAM

MILION TASI

BIR TEPE, BIR KALE

SAHIL YOLUNDA SABAH

BOSTANCIDAKI BEYAZ KOSK

HAYDARPASA

KANDILLIDE BIR GECE

YESIL KAPI

VATMAN ALI BEY

HALICTE BIR VAPUR GEZISI

CARPISAN KAYALAR

SHOW ME BIG MONEY

ISTANBULLU OLMAK

ISTANBULUN ISIMLERI

EGE KAPAKLARI →

ANTIPHELLUS BALIKCISI

BEN SERVISCIYIM ABI

BIR EGE DILBERI

METEOR CUKURU

MINIBUS SOFORU ZEYNEL

TWILIGHT ZONE

ASOSDA BIR GUN

TARIHTEN KAPAKLAR→

ATATURK ALBUMU

1953 DE ANIT KABIR

ATATURKUN EVI VE MEKTEBI

ATATURK MUZE KOSKU

HEYBELIADA DENIZ LISESI

INONU DENIZ LISESINDE1934

INONU HARPOKULUNDA ,1942

RUYA

CANAKKALE, TRUVA

BOSTANCIDA BIR NIŞAN

CESITLI KAPAKLAR→

PARIS GOZLENIMLERI

BIT PAZARINA NUR YAGDI

KINDER HEIM

ZULAL

DENIZ YILDIZININ OYKUSU

MAHMEDET HOCA

SOLUK MAVI NOKTA

OSMANLI TOKATI VE HIGH 5

HIZIR ILYAS

29 TESRIN

GAZOZ KAPAGI (ORIJINAL)

COLA TURCA

HARICTEN GAZEL

ŞEREF STADI →

ESKI BIR MILLI MAC

KARANFILLI ADAM

BJK VE CIRAGAN SARAYI

BIR YASAM TARZI

TEMİZ FUTBOL

BERLIN PANTERI

SARI LACIVERT

YUSUF ILE SANLI

PASKAL VE BJK FORMASI

KUCUK AHMET

DEMIROREN'E ACIK MEKTUP

GUVEN ONUT

BABA BOSQUE

HELE HELE SERGEN KAPTAN

TAKSM KIŞLASI CIRCA 1925

GELINCİK TARLALARI

ABOUT US/YAZAR HAKKINDA→

BOOK BY THE AUTHOR

TURKISH FLAG IN COLUMBUS

CONTACT US/İLETIŞİM

CAPS IN ENGLISH →

TURKISH HELP TO IRISH

ATATURK-ROOSEVELT LETTERS

FLAG RAISING CEREMONY

RENAISSANCE MAN

TRUE CROSS IN ISTANBUL ?

LEGEND OF LEANDER'S TOWER

"NOAH'S ARK" OR IS IT ?

STORY OF SANTA CLAUS

FATHER OF ANATOLIAN POP

STORY TELLER OF ANATOLIA

TURKISH COFFEE

A LIFE OF 20 TH CENTURY

DOWN CAFE

ECEVIT AND NEWYORK

SUKI

HERR WAMLEK

CARTE POSTALE NOSTALGIA →

KARTPOSTAL TURKIYE32-1944

MY FATHER'S BERLIN 1937

GERMAN WEHRMACHT 1937

POSTCARDS USA 1944

CARTOLINA POSTALE ITALIA

C.POSTALE EUROPA 1937-946

POST-CARD EGYPT 1942

POSTCARD, MIDDLE EAST

JUKE BOX NOSTALGIA

1957-1960 POP

1960-1970 POP

TURKISH MUSIC PORTAL

ISTANBUL&TURKEY VIDEOS →

ISTANBUL AND ALANYA

PANAROMIC TOURS/SANAL TUR

PHOTO ALBUMS TURKIYE

ISTANBUL PICTURES

ISTANBUL TOP TEN MUST SEE

ISTANBUL FERRY LANDINGS

ISTANBUL BAZAARS

BOSPHORUS, ISTANBUL

A GOLDENHORN FERRY TRIP

ARA GULER'S ISTANBUL

MY MOTHER'S ISTANBUL

BODRUM

KAS,KALKAN,DEMRE

ALANYA

DALYAN, GOCEK, FETHIYE

ANKARA

TWIN BEAUTIES/IKIZGUZELLE

BESIKTAS FOOTBALL TEAM

PHOTOS of USA & WORLD→

PARIS

BOSTON

CHICAGO

ITALIA

LONDON 1967

CHINA

INDIA/NEPAL

CARIBBEAN ISLANDS

SANFRANSISCO AND MONTERY

SAN ANTONIO, TEXAS

San Diego

NEW ORLEANS

NEW YORK

FLAG RAISING IN COLUMBUS

PRESIDENTS & KINGS TOMBS

FAMILY/AILE BLOG →

WEDDING IN CANCUN MEXICO

ASLI'S 2 BRIDAL SHOWERS

OZMERAL FAMILY PICTURES

OZMERAL FAMILY TREE

KANDILLI ISKELESI

KANDILLI'DE BIR GECE

 

 

Guzel bir eylul aksami idi. Amerikadan her gelisimizde oldugu gibi birkac gun Istanbulda  gecirecegiz,sonrada ver elini Bodrum ve Ege.Tahir, esim Sitarenin anne tarafindan hayatta kalan tek  akrabasi, sevgili kuzeni. Esi Hulya ile on iki yil Londrada yasadiktan sonra birkac sene once Istanbul'a kesin donus yaptilar. Insan bisiklete binmesini unuturmu , ister istemez Istanbul'un guzel fakat  yorucu hayatina kisa zamanda tekrardan adapte oldular.

 

-Gelin isterseniz sizinle  Kandilli'ye gidelim orada  bizim takildigimiz bir balik  lokantasi var, fazla luks bir yer degil ama baligi  tazedir hemde  sakin bir yerdir-

 

dedi Tahir.

 

Memnuniyetle kabul ettik, atladik arabalarina,  Fatih koprusunun viyadukunden vurduk bir ara yola, yokus asagi iniyoruz bayirdan. Istanbulda tepelere milyonluk villlar, daga tasada gecekondular dolmus.Yol oyle biryolki;  mihmandar olmadan mumkunu yok kazi ve cikmaz sokaklardan gecip Cengelkoy taraflarina varmaya.

 

Bir taraftan yolu bulmaya calisiyoruz, bir taraftanda Tahir bize bilgi veriyor restoran hakkinda. Iskeledeki bu lokantanin  cok yakininda cami olmasi dolayisiyle buraya icki ruhsati verilemiyormus. Eee, ne yapacagiz? Balik olurda yaninda iki kadeh atilmazmi? Megerse onunda kolayi varmis. Eger raki isterseniz, Nescafe, yok sarap arzu ederseniz  Diet Cola diyecekmissiniz.

 

Sonunda Cengelkoye indik, oradanda sahil yolundan Kandilliye dogru ilerliyoruz. Bu yol sanki  Istanbul'un gecen asrin ortalarindan kalmis ve korunmaya alinmis bir kesiti gibi.Gecenin karanliginda, cogu ahsap  ve kohne evler yana yana birbirine yaslanmis guc bela ayakta duruyor. Alt katlarindaki manav ve balikci dukkanlarinin  hemen hepsi isil isil.Yolun sahil kisminda lokantalar, kahveler, tamirci dukkanlari, kosede kucuk bir cami , biraz ilerde akmayan bir cesme yada sebil. Ve sokak insanlarla dolu,  arabanizi park etmeye calisan deynekciler, sokak saticilari, evlerine giden insanlar, bir kalabalik bir kalabalik.

 

Kandilli'ye gelince yol tenhalasmaya basladi giderek. Iskele caddesi, vapur iskelesine inen arnavut kaldirimlli 25-30 metrelik bir yol . Trafige kapali bu yola ancak lokantalara musteri oldugunuz takdirde arabanizi park edebiliyorsunuz. Iskele lokantasi , adi ustunde iskelenin hemen yani basinda. Aslinda , iskelenin bir ismi kalmis, artik bu kohne binaya vapur filan yanastigi yok. O gecen asirdan kalma  sadece bir süs artik..

 

Lokantanin camekanli ic kismi yerine , deniz kenarinda koca bir cinarin yaninda acik havayi tercih ediyoruz. Eylul aksami, bogaz tabiki serin. Ama biz hazirlikliyiz, hepimizde bir sueter ve ceket. Masamizin uzerinde bir sokak lambasi eski bir kandil gibi masamizi aydinlatiyor.

 

Garson'a once icecekleri ismarladik. Tahir , Hulya ve ben Nescafe, Sitarede Diet Cola icecek! Meze olarakta  tereyaginda kizarmis kalamar ve  karides , beyaz peynir, zeytin yagli biber dolmasi ve yesil salata. Balik olarakda palamutun tam mevsimi.

 

Garson gencten birisi.

 

- Baliklarinizi takozmu yoksa tavami istersiniz ?

 

diye sordu.

 

 "Takoz baligi" da ilk defa isittik. Megersem , bizim  "steak cut" dedigimiz kalin kesilmis izgaraya verilen admis.

 

Ben takoz alacagim, digerleri tava.

 

-Uc tava , bir takoz .

dedik

 

Garson , elindeki kagida yazdi ve sonra bize donup

 

-Uc takoz bir tavaydi degilmi abi?

 

-Yok kardesim, bir takoz uc tava.

 

Oldu abi dedi , ve mezeleri getirmek icin mutfaga gitti.

 

Fincanlarimizdan birer yudum almistikki , garson  bol limonlu ve kirmizi soganli kivrcik salatasini getirdi.Ikrami yaptiktan sonrada ;

 

-Cok affedersin abicim, uc takoz bir tavaydi degilmi?demezmi.

 

Insan cildirir valla. Kardesim karli havada trafigemi cikiyoruz, takoz, zincir, yangin sondurme cihazi.? Fesupunallah. Sen en iyisi dordunu de tava yap, hem sen kurtul hemde biz  dedik.

 

Bu isin saka tarafi,  aslinda cok iyi vakit geciriyoruz. Tahirle Hulyanin  tek ogullari Londrada. Onun hasretini cekiyorlar. Onu konusuyoruz, bizim Amerikadaki kizlari konusuyoruz, eski gunler yad ediliyor.

 

Tahiri ben ilk defa , Sitare ile nikah torenimizde gormustum. O zamanlar 23-24 yaslarinda olmaliydi. Bende ilk intibai narin yapili, son derece nazik ve terbiyeli bir genc olmasi idi. Zannederim St. Benoit da yatili okumustu. Bende Sankt George'da yatili okudugumda hemen bir ortak yanimiz ortaya cikmisti.Sonra Tahir, esi Hulya ile evlenip Londraya yerlesti, bende Sitare ile Amerikaya goc ettik.

 

Yaz tatillerinde Turkiye'ye geldigimizde cogu zaman kisada olsa gorusuyorduk. Bu gorusme genelikle Moda Deniz Kulubunde oluyordu. Tahirin babasi , Haluk Şaman Demokrat Partide vekillik yapmis , partinin onde gelen kisilerindan biriydi.Cumartesi aksamlari , Moda kulubunde bulusmak mehtaba karsi yemek yiyip eglenmek o zamandan kalan bir adetti. Bu kulubun gelenek ve gorenekleri nesiller degisse bile hic degismemisti. Uyelerin hepsi son derece sik giyimli, adabi muaseret bilen kibar insanlardan olusurdu. Cogu zaman Tahir ve Hulya ile ve Tahir'in kiz kardesi Leyla ile Turkiyeye geldigimizde en azindan bir gece burada bulusur hem hasret giderir hemde eski gunleri yad ederdik.Ama ne yazikki sevgili Leyla 2002 yilinda cok genc yasta aramizdan aniden ayrildi. Belkide onun hatirasina bu gece Kandillide beraber oluyorduk.

 

Iste bu gece yemekde hem bu eski gunleri konusuyor hemde gecenin tadini cikarmaya calisiyorduk. Insanin akrabalari ile olan beraberligi kisada olsa , onun kiymetini bilmek gerekiyordu. Iste bu gecede oyle bitmesini istemedigimiz bir geceydi.Bu dusunceler icinde Tahir'i dinliyordum cogu zaman . Aslinda Tahir, benim rahmetli dedem ve dayim gibi az ama oz konusuyordu. Sesini hicbir zaman yukseltmez, kimsenin sozunu kesmez  ve agizindan falsolu bir laf cikmazdi. Bunca sene Londrada kalmasina karsin, dudaklarindan kaza ile bile olsa bir Ingilizce sozcuk kacmazdi. Turkceyi son derece ari bir lisala kusursuz konusurdu. Ne bir lehce,  ne bir aksan. Gulmesi bile kontrollu bir tebessumden ibaretti.O sanki nesli tukenmis bir Istanbul beyefendisi  belkide bir Ingiliz Lordu idi.

 

Bu guzel geceyi ve sohbeti sonunda kakaolu nefis sicak helva ve kahve esliginde noktaladik ve iskelenin yaninda kisa bir yuruyus yaptik. Eski yalilarin yerini simdi modern tek katli villalar almisti.Eskiden buraya Kandilli adinin verilmesinin sebebi, padisahin geceleri gizlice kayik sefalari yapmasi ve yolunu kaybetmemesi icin tepeler asilan kandillerden kaynaklanirmis. Simdi baktim, hertaraf kandil dolu adeta. Fatih Koprusu adeta bir Kandil cumbusunu andiriyordu. Bir tarafimizda Kuleli, obur tarafta Kucuksu Kasri isiklarla donanmis, gumus renkli pariltilarini bogazin simsiyah sularina bir gelin teli gibi aksettirmisti.

 

Biliyordumki, Kandillide gecirdigimiz bu guzel gece yasadigimiz muddetce  anilarimizda butun aydinligi ile yer alacakti.

 

Cem Ozmeral

15 Aralik 2005

Columbus, Ohio

 

Not: Sevgili Tahiri en son 2005 in Nisaninda gordum. Evinde ziyaret ettigimde Kandilli'de gecirdigimiz o gece ile ilgili yaziyi yazip yazmadigimi sordu. Kendisine yazmadigimi fakat en kisa zamanda yazacagima dair soz verdim. On uc yildir savastigi amansiz hastalik onu oldukca yorgun dusurmustu. Ona onun bir savasci oldugunu ve ailesi icin nekadar fedakarlik yaptigini ve kendisini ne kadar sevdigimizi ve takdir ettigimizi soylemeye calistim.Bu son gorusmemiz olacakmis, Kasimin son gunlerinde bir kandilin  sönüşü gibi aramizdan ebediyen ayrildi.

 

 


BACK TO TOP/EN BASA
NEXT/BIR SONRAKI
BACK HOME/ANA SAYFA

      

                                                                                            cozmeral@gazozkapagi.net 

                                                                                            ©2009.All rights reserved

Website powered by Network Solutions®