istanbullite.com

NOSTALGIC WRITINGS BY AN ISTANBULITE © Since 2002

ANASAYFA/HOME ↓

ABOUT US/BIZ KIMIZ ?

ISTANBUL&TURKEY TRAVEL

ISTANBUL TRANSPORTATION

LIVE TURKISH TV AND MEDIA

USA MILITARY IN TURKEY

PRESIDENT OBAMA'S TRIP

NEWS FROM COLUMBUS,OHIO

LINKS

CONTACT US/İLETIŞİM

ISTANBUL SUR-ICI ↓

YEDI KULE ZINDANLARI

KAYBOLAN KIR TEPEBAG

SEHZADEBASI DIREKLERARASI

LALELI BABA

MIHRIMAH CAMILERI

CEVIZAGACI- GOTLAR SUTUNU

TEKFUR SARAYI

ISTANBULUN ALTI 1,2

ISTANBULUN ALTI 3,4

SUMBUL EFENDI

MILION TASI

HALICTE BIR VAPUR GEZISI

KOCAMUSTAFAPASADAKI KOSK

ISTANBULUN 77 ISMI

ISTANBUL TURBELERI/TOMBS

ARA GULER'S ISTANBUL

7 TEPE 700 CAMI ISTANBUL

AHMET SARACBASI EFENDI

ISTANBUL SUR- DISI↓

BOSTANCIDAKI BEYAZ KOSK

BALIK UZERINE LAKIRDI

GOKSU DERESI

SAHIL YOLUNDA SABAH

BIR TEPE, BIR KALE

CARPISAN KAYALAR

ISTANBULLU OLMAK

KANDILLIDE BIR GECE

SHOW ME BIG MONEY

SAIRLER SOFASI

HIKAYELI RESIMLER

1CE UPON A TIME ISTANBUL

ISTANBUL ICI-DISI ↓

6 MERMER 23 TILSIMLI TAS

HAYDARPASANIN ÖYKÜSÜ

YILDIZ KORUSU

HUNKAR'A GIDELIM

IBRAHIM PASA SARAYI

ABBAS AGA PARKI

TOPKAPI ANIT MEZARLARI

SULEYMANIYEDE BIR GEZI

BEYAZIT KULESI

HARBIYE NEZARETI

ARCADIUS'UN SUTUNU

HAYDARPASA KIRIM MEZARL.

OSMANLI EFSANELERI

BIZANS VE KURULUS MITLERI

TARIHTEN KAPAKLAR ↓

ATATURK ALBUMU

1953 DE ANIT KABIR

10 KASIM 1938

ATATURK'UN BINMEDIGI UCAK

ATATURK TBMM KONUSMASI

ATATURK'U ANLAMAK

ATATURKUN EVI VE MEKTEBI

ATATURK'UN AKARETLER EVI

ATATURK MUZE KOSKU

HEYBELIADA DENIZ LISESI

INONU DENIZ LISESINDE1934

INONU HARPOKULUNDA ,1942

VEKILLER VE RESMIGECITLER

BU ANZACLAR NEREDE?

RUYA

CANAKKALE, TRUVA

BOSTANCIDA BIR NIŞAN

JAPONLARIN 1934 ZIYARETI

GOLCUK VE YAVUZ-HAVUZ

GAZOZ KAPAKLARI:ANI/OYKU

METEOR CUKURU

MINIBUS SOFORU ZEYNEL

ANTIPHELLUS BALIKCISI

BIR EGE DILBERI

BIR RUYA

ASOSDA BIR GUN

TWILIGHT ZONE

BEN SERVISCIYIM ABI

BIT PAZARINA NUR YAGDI

VATMAN ALI BEY

ADAM

BIR KARANFILLI ADAM

KINDER HEIM

ZULAL

YESIL KAPI

GENC OSMAN MONOLOGU

DENIZ YILDIZININ OYKUSU

ŞEREF STADI (SOCCER)

CHAMPION BESIKTAS

BESIKTAS STADIUM & FANS

A VISIT TO INONU, 2011

WITH BJK PLAYERS OF 2011

BJK NEVZATDEMIR FACILITY

BESIKTAS'S USA TOURS

SAMPIYONLUKLAR MIMARI

Q7,GUTI&IVERSON

KAYA KAPTAN

DR. VEDII TOSUNCUK

BJK VE CIRAGAN SARAYI

1964 ALI SAMI YEN ACILISI

ELLI YIL SONRA PRATER'DE

PANTER KALECI

ESKI BIR MILLI MAC

KARANFILLI ADAM

BIR YASAM TARZI

TEMİZ FUTBOL

BERLIN PANTERI

SARI LACIVERT

INSIDE FENER STADIUM

YUSUF ILE SANLI

PASKAL VE BJK FORMASI

KUCUK AHMET

DEMIROREN'E ACIK MEKTUP

GUVEN ONUT

BABA BOSQUE

HELE HELE SERGEN KAPTAN

TAKSM KIŞLASI CIRCA 1925

GELINCİK TARLALARI

CESITLI KAPAKLAR ↓

1942 DE EN UZUN YOLCULUK

PARIS GOZLENIMLERI

MAHMEDET HOCA

SOLUK MAVI NOKTA

OSMANLI TOKATI VE HIGH 5

HIZIR ILYAS

29 TESRIN

GAZOZ KAPAGI (ORIJINAL)

COLA TURCA

HARICTEN GAZEL

I-LOG

FEBRUARY 2012

ANNEMIN SANDIGINDAN

JANUARY 2012

DECEMBER 2O11

NOVEMBER 2011

OCTOBER 2011

SEPTEMBER,2011

AUGUST 2011

JULY 2011

JUNE,2011

MAY,2011

APRIL, 2011

MARCH, 2011

CAPS IN ENGLISH ↓

LYCIAN CITIES OF TURKEY

1937 BERLIN LETTERS

SULTAN SULEIMAN

TURKEY&THANKSGIVING

EINSTEIN'S PLEA TO TURKEY

TURKISH HELP TO IRISH

ATATURK-ROOSEVELT LETTERS

FLAG RAISING CEREMONY

RENAISSANCE MAN

"NOAH'S ARK" OR IS IT ?

STORY OF SANTA CLAUS

FATHER OF ANATOLIAN POP

STORY TELLER OF ANATOLIA

TURKISH COFFEE

DOWN CAFE

ECEVIT IN NEWYORK 2002

SUKI, OUR CAT

HERR WAMLEK

ISTANBUL STORIES ↓

ZEYREK MOSQUE& MONASTERY

COLUMN OF THE MARCIANUS

TRUE CROSS IN ISTANBUL ?

ISTANBUL MYTHS IN ENGLISH

LEGEND OF LEANDER'S TOWER

77 NAMES OF ISTANBUL

7HILLS 700MOSQUES ISTANB.

7 Churches of Anatolia

ISTANBUL VIDEOS

PANAROMIC TOURS/SANAL TUR

CARTE POSTALE NOSTALGIA↓

KARTPOSTAL TURKIYE32-1944

MY MOTHERS ISTANBUL YEARS

MY FATHER'S BERLIN 1937

GERMAN WEHRMACHT 1937

POSTCARDS USA 1944

CARTOLINA POSTALE ITALIA

C.POSTALE EUROPA 1937-946

POST-CARD EGYPT 1942

POSTCARD, MIDDLE EAST

DIYARBAKIR 1955

SOUTH EASTERN TURKEY 1955

ANKARA&ISTANBUL 1956

PARIS 1956

JUKE BOX NOSTALGIA ↓

1957-1960 POP

1960-1970 POP

TURKISH MUSIC PORTAL

PLAY FOR THE NATURE

PHOTO ALBUMS TURKIYE ↓

ADALAR/PRINCE ISLANDS

ISTANBUL PICTURES

ISTANBUL TOP TEN MUST SEE

ISTANBUL FERRY LANDINGS

ISTANBUL BAZAARS

BOSPHORUS, ISTANBUL

A GOLDENHORN FERRY TRIP

BEYOGLU PICS

BODRUM

KAS,KALKAN,DEMRE

ALANYA

DALYAN, GOCEK, FETHIYE

ANKARA

TWIN BEAUTIES/IKIZGUZELLE

PHOTOS of USA & WORLD ↓

LAS VEGAS

LAKE MEAD,NEVADA

PHILADELPHIA

PARIS

BOSTON

CHICAGO

ITALIA

LONDON 1967

INDIA/NEPAL

CARIBBEAN ISLANDS

DARFUR/SUDAN

SANFRANSISCO AND MONTERY

SAN ANTONIO, TEXAS

San Diego

NEW ORLEANS

NEW YORK

PENNSTATE

PRESIDENTS & KINGS TOMBS

FLAG RAISING IN COLUMBUS

ISLAND OF KOS VIDEO

AILE/FAMILY BLOG ↓

OZMERAL MATERNAL F. TREE

LAMIA&HAMZA VIDEO 1999

OZMERAL PATERNAL F.TREE

DURUPINAR MATERNAL F.TREE

DURUPINAR PATERNAL F.TREE

BABY MADISON FABLE

BABY TAYLOR FABLE

TAYLOR BABY&TODDLER YEARS

ESRA PINAR FILES

WEILS' WEDDING AND HOUSE

ASLI'S SHOWERS 2008-2009

FAMILY HOLIDAY PICTURES

ANNEM

MY MOTHER LAMIA

ANNEMIZ LAMIA

LAMIA HAMINNE AND TAYLOR

DOGUM GUNU,ANNELER GUNU

"EVIM/HOME"

NOSTALJI TRENI

LIFE OF MY FATHER

REUNITED/ONLAR KAVUSTULAR

SON CINAR BULENTSARACOGLU

i-FOOD

STREET FOOD

GOLDEN CORRAL COLUMBUS

Translate
  Bookmark and Share
KAYBOLAN KIR TEPEBAĞ

Ozledigim Istanbul kitabini okuyanlar bilir ; cocuklugumun ilk yillari Istanbulda Kocamustafapasada ahsap bir  koskte gecmisti. Yahya Kemalin siirlerinde gecen, buram buram  Osmanli kokan, sirin ve guzel  eski Istanbul semti. Arnavut kaldirimli daracik sokaklari, birbirine bel vermis jumbolu ve kafesli  ahsap  evleri , carsisi, hamami ve Sumbul Efendi Camii ile bana hep o eski ramazanlari hatirlatan belde. Yahya Kemal bir eserinde Istanbuldaki uc semtin "uhrevi"* oldugundan bahseder. Bunlar;  Eyup, Uskudar ve Kocamustafapasa semtleridir. Bunun boyle oldugunu  benim kadar iyi anlayacak  cok az Istanbullunun oldugunu tahmin ediyorum. Baba tarafim Uskudarli, anne tarafim Kocamustafapasali esim Sitarenin  baba tarafindan buyuk dedesi de  Eyup'ludur. Ama daha onemlisi, cocukken ben bu semtlerden ikisinde bizzat yasamis, ucuncusu olan Eyup'e de cogu bayramlarda buyuklerimle  gitmisimdir.
Bu semtlerde cocuk olarak yasamis olmak ruhani, dini inanc ve hislerin kalbinize hic cikmamak uzere
naksedilmesine sebeb olur. Bu hisler hic bir zaman bir taasup ve sofuluk anlamina alinmamalidir. Bunlar oyle hisler ve inanclardirdirki , zor zamanlarinizda size huzur  ve rahatlik verir.Bu  hisler gecmisinizi size hatirlatir ve gelecegede  inancla bakmanizi saglar. Bu hisler kalbinize ilk defa nasil girmistir bilemezsiniz. Belki muezzinin okudugu aksam ezani, belki ramazan topunun atilmasini beklerken radyoda duydugunuz ney sesi, belki beyaz yemenisi ile  yaninida namaz kilan Babaanneniz, belki Sumbul Efendinin turbesinin onunde yakilan mumlar, belki caminin avlusundan gecerken gordugunuz kavuklu ve suslu eski mezar taslaridir sizi etkileyen. Kimbilir belkide ramazan pidesinin kokusu, kandil simitinin gevrek tadi yada bayram gunu yataginizin  yaninda sakladiginiz yeni iskarpinleriniz vede el opup topladigiz bayram harcliklaridir  nedeni.Bu inanclar size ezbere ogretilmemistir hic bir zaman. Bunlari bu semtlerde yasayarak duyarak ve hissederek kendiliginizden edinmisinizdir. Hemde , Tanrinin size verdigi bes duyunun hepsinide kullanarak .
Kocamustafapasa  semti bir sur ici semtidir. Hani ," nerelisiniz? " diye size sorulunca, ikinci soru "icindenmi?"diye takip eder ya. Bu "icindenmisin"  tabiri aslinda sur ici Istanbulundan kaynaklanir. Neresimidir bu sur ici? Guneyinde Marmara denizi vardir, Bakirkoyden sahil yoluyla Eminonune kadar uzanir. Bugun bu sahilin onunde nakliye gemileri demirler. Yenikapi, Kumkapi ve Ahirkapi birer  semt adi oldugu kadar  deniz surlari arasindan eskinin sehre giris noktalaridir aslinda. Batida ve kuzeybatida surlar Fatih'in Istanbula girdigi Belgradkapi'dan baslar, Silivrikapi, Mevlanakapi, Topkapi, Edirnekapi ile Halice baglanir. Bugunku  E -5 cevre yolu bu Thedosian Surlarini  biraz kuzeyden paralel olarak halic koprusune dogru takip eder. Bir kartalin gagasina benzetilen bu eski Istanbul,  kuzey ve kuzey doguda Balat, Fener  Unkapani yoluyla Galata koprusune baglanir. Bugun icinde sebze bahceleri bulunan  deniz surlari kalintilarida Halice paralel olarak uzanir.
Unlu tarihci Ilber Ortayli Istanbullu olmak icin sur icinde yasamis olmak gerekir der bir eserinde. Ne Uskudar, ne Kadikoy ; asil Istanbul burasdir. Bir kere,  Istanbulun Yedi Tepeside  sur icindedir. Topkapi Sarayini  bu tepelerden birincisin uzerinde; Sarayburnunda kurmustur Osmanli. Sultanahmet Camii ,Suleymaniye Camii,  Kapalicarsi hep bu bolgenin icindedir. Sur ici aslinda,  Osmanli oldugu kadar ,  Bizans ve Romadir da. Valens Kemerleri, Patrikhane,  Binbirdirek Sarnici, Yerebatan Sarayi, Ayasofya , eskiden kilise olan Kariye ve Imrahor ve Fethiye camileri,  Hipodromun kalintilari hep bu kartal gagasinin icindedir.
Iste benim cocukken bir sure yasadigim Kocamustafapasa semti bu gaganin , gigiya yakin guney bati kisminda yer alir. O zamanlar Kocamustafapasanin simdide oldugu gibi sur disina acilmasi uc yoldan olurdu. Bunlardan birincisi Kocamustafapasa caddesi idi. Otobuslerin guzergahi olan bu cadde Cerrahpasada hastanenin onunden  gecer Aksarayda Vatan cadesini keser, Divan yolundan Beyazit , Cagaloglu, Sirkeci yoluyla Eminonu'ne ulasirdi. Eski Magirus otobusleri , soforun yaninda yer alan motorunun titremeleri ve yerden cikan vitesin garc gurclari icinde bu yolu neredeyse bir saatde zor  alirdi.

KOCAMUSTAFAPASA VIDIN CADDESINDEKI 3 NUMARALI KOSK
Sur disina cikmanin ikinci yolu Sumbul Efendi Camiinin arkasindan yokus asagi Samatya'ya  inilen dik yoldan olurdu. Bu yokusdan asagiya inildikce Kocamustafapasanin o Osmanli havasi yerini Rum ve Ermeni etkisine birakirdi. Camilerin yerini yuksek duvarlarin arkasina gizlenmis kiliseler, ahsap kosklerin yerini tas Rum  evleri, basortulu yasli kadinlarin yerini siyah giyinmis madamlar, Turkcenin yerini aksanlar, siveler Rumca ve  Ermenice  alirdi .Bu semtde degisik dinden ve dilden  insanlar tek ulus olarak  kardesce birarada yasarlar ,eglenirler ve ibadet ederlerdi.
 Samatya bir yerde Kocamustafapasanin sayfiye yeri, denizi ve kumsali idi. Tren yolunun arkasinda  kumsalin uzerinde icinde deniz hamamlari olan kucuk bir plaj,balikci teknelerinin yanastigi bir iskele,ve deniz uzerinde  gazinolar bulunurdu.Yaz gunleri  uzun sopalarin uzerinde yuruyen cambazlar, atli karincali ve kayik salincakli luna parklar Samatya'yi mekan  edinirlerdi.Bizde cogu hafta sonu solugu Samatyada alirdik. Buraya  Kocamustafapasada arkamizdaki evde oturan Sadiye hanimlarin yazlik yalisina giderdik.   Cocuklar, kumluk  sahilde butun gun plastik kovayla oynar,  kumdan kuleler yapar ,  denize girer ve gunun sonunda  gunesden kararmis bir sekilde   buyuklerimiz  ile yorgun argin yokusu tirmanip evimize donerdik.
 O gunlerin Samatyasi bizim cocuk alarak gitmeye can attigimiz bir belde idi. Maalesef bugun bu guzeliklerin cogu kalmadi. Yapilan sahil yolu kumsali katletti, tutulan kilic baliklari ve karideslerin soyu kurudu, burada yasayan insanlarin cogu baska yerlere goc etti, Samatya Tren Istasyonunun ismi bile Kocamustafa pasa olarak degistirildi. Buna soylenecek tek soz , "cehalet "yada "kendine olan guvensizlikten  kaynaklaniyor" olmalidir. Kocamustafapasa, Kocamustafapasadir . Samatya'da ,Psamathiadir. Samatya belkide  Istanbulun en eski yerlesim yeridir**.Bu iki semti bir saymak tarihe ve Istanbula en hafif degimiyle ihanettir.
Kocamustafapasadan sur disina acilan ucuncu yol ise  bizim oturdugumuz Vidin caddesini kesen Meseli Mescit yoluydu. Cocuklugumu gecirdigim uzerinde "uc numero" yazan  kosk Vidin caddesinin baslangicindaki ilk evdi. Meseli Mescit'in Vidin caddesini kestigi yerde bir ucgen adacik olusmustu. Kosk ilk yapildiginda bahce ve at ahirlari buraya kadar uzarmis. Sonralari buraya bir cesme  ve kirtasiyeci dukkani yapilmis. Bu dukkan benim cocuklugumda bakkal dukkanina cevrilmisti. Liseye gittigim siralarda burasi bir odun deposuna donusturuldu. Zannederim halada oyle surup gidiyor.
Bu yoldan hep Tepebag isimli bir kır yerine gittigimizi hatirlarim. Ama herhalde o zamanlar cok kucuk olmaliydimki bu anilari  hep bugulu bir camin ardindan seyreder gibi tekrar zihnimde canlandirmakta gucluk cekerim. Butun aklimda kalan , Hazim Amca dedigimiz akrabamizin ciftligine cogu kez coluk cocuk koskde yasayan iki uc aile beraber gittigimiz. Yol uzun bir yoldur, yuru yuru bitmez. Semtden uzaklasdikca etrafta incir ve dut agaclari, bogurtlen caliliklari cogalir. Etraf yavas yavas kır olmaya baslar. Bazen bir cesmede durup bakir masrapa ile su icip soluklaniriz, bazende  yoldan gecen bir at arabasinin arkasina   biz cocuklar  bineriz. Yol sonunda surlara varir. Burada bir sur kapisindan geceriz. Her iki tarafimizdada mezarlikla dolu bir yoldan  hafif meyilli bir tepeye tirmaniriz. Bu sur kapisi hangi kapidir,  icinden gectigimiz mezarlik hangi mezarliktir ?
Mezarliklar, ozelikle Istanbul mezarliklari oteden beri merakimi cekmistir. Batida  mezarlik cogu zaman bir tabudur. Kucuk cocuklar araba ile mezarligin onunden gecerken , gectikleri sure zarfinda nefeslerini tutarlar. Bu batil inanc nedendir bilemem ama Amerikada buna  cok sahit olmusumdur. Halbuki bizim cocuklugumuzun Istanbulunda mezarliklar hic oyle korkulacak yerler degildir. 16 ci yuzyilda bati Avrupada mezarliklar genelikle sehir iclerinde ve kilise bahcelerindedir. Istanbulda ise mezarliklar hep sehir disina kurulur. Uskudardaki Karacaahmet, Eyup sirtlarindaki Eyup mezarligi ve Peradaki bugunku Taksim parkinin yerindeki frenklerin Grand Champs des Mortes  dedikleri mezarlik o zamanlar hep sehir sinirlari disindadir. Yasayanlar , olen akrabalarina mezarlik secerken her zaman sehrin en manzarali, guneslik ve kır bolgelerini  tercih ederler. Istanbulda ki bu buyuk mezarliklar cogu zaman halkin yesil alan ve park ihtiyacinida giderir. Guzel bahar gunlerinde , bayram gunlerinde aileler cocuklarini alip buralara akin ederler. Kavuklu koca mezar taslarina , bebek salincaklari baglanir, evden gelen nevaleler acilir, yemeklerr yenir serbetler icilir. Bu vesiliyle bu dunyadan giden akrabalarla bir olunur ve genc nesiller eski nesilleri saygi ve sevgiyle anip yad ederler.18 yuzyilda ,ozelikle Paris ve Londra gibi sehirlerde hizli sehirlesme neticesi kiliselerin bahceleri o kadar dolmusturki, sehircilik uzmanlari Osmanlilarin park -mezarlarini yerinde gelip incelemeye alirlar.  Bir zaman sonrada bu sehirlerde: Pere Lachaise, Montmartre,
Kensel Green, ve Highgate gibi halkin olmus akrabalarini ziyaret edebilecegi yada huzur icinde vakit geceribilecekleri mezarliklar gelistirilir.***
Iste Kocamustafapasada cocuklugum sirasinda bu eski Osmanli geleneginden olacak mezarlik icinden gecerken hic bir korku duymamisimdir. Yukarida da  kendi kendime sordugum gibi acaba bu Tepebagindaki mezarlik ne mezarligi idi, biz hangi sur kapisindan gecerek buraya gelirdik? Hazim Amca dedigimiz akraba kimdi? Anne tarafimdan akraba oldugu halde ben ona neden amca diyordum? Sonunda iki yil once anneme beni bu konuda bir kac satirla aydinlatmasini rica ettim.
Annem,  sagolsun uc sayfalik bir mektupla bu sorularima cevap verdi. Hazim amca dedemin uvey kardesi idi. Anemin babaannesi olunce,  buyuk dede bir daha evlenmis ve bu evlilikten biri oglan biri kiz iki cocugu olmustu. Hazim amca bu evlilkten dogan oglan cocuguydu. Annem mektubunda Hazim amcanin ailesini, cocuklarini  uzun uzun anlatiyordu. Ama beni en cok ilgilendiren konularda yavas yavas bilmece gibi ortaya cikiyordu. Tepebag , Kocamustafapasadan  45 dakikalik yurume mesafesinde idi. Vasita olmadigi icin hep yuruyerek giderdik. Hazim Bey ve esi Leyla Hanim cok misafir seven insanlardi. Biz gidince cok sevinir ve cok ikram ederlerdi. Ciftlikleri giderek buyutmusler, kumes hayvani, koyun, inek beslemeye ve at yetistirmeye baslamislardi. Ilerki yillarda bu arazilerin degeri artti. Tepebasi , Cirpici cayiri gibi eskiden sirklerin kuruldugu, pikniklerin yapildigi mesire yerleri tek tek yok pahasina satildi. Hazim amcada uzun zaman direnmesine karsin sonunda gozu arkada kalarak birkac apartman dairesi karsiliginda ciftlik arazisini satti. "Bugun' diyordu annem, "  Hani Topkapi'dan Bakirkoy'e giderken sol tarafta buyuk bir Sanayi sitesi var ya, iste oralardi Tepebag.".
Acaba hakikaten orasimiydi Tepebag ? Arastirmaya devam ediyordum. Internettde , Tepebag'i aradim arama motorlarindan. Cogu tekstille ugrasan sirket isimleri cikti karsima. Hele bir tanesinin adresi Ciftlik sokak, Tepebag idi. Evet artik emindim, o guzel kır yeri artik koca koca binalarin bulundugu bir sanayi sitesi idi. Hazim amcanin ciftligide bir sokak adiydi simdi.Annem , ciftlik Kocamustafa pasadan 45 dakikalik yurume mesafesinde idi diyordu. Acaba hangi sur kapisindan  ve hangi mezarligin icinden geciyorduk. Istanbul haritasini cikardim, olceklere baktim, batiya dogru ilerledim parmaklarimla. En yakin kapi , Silivri Kapisi idi.
Gectigimiz Ekim ayinin son gunlerinde Babam aniden hastalandi ve yogun bakima yatirildi. Bende diger iki kardesimle birlikte atladik Istanbul'a geldik. Bir hafta kadar sonrada kendisini 91 yasinda kaybettik. Bunlar anlatilmasi zor gunler. Ama  boyle gunlerde  sagolsun arkadaslar, dostlar, komsular ve akrabalar bir anda yardiminiza kosup sizin acinizi paylasiyor ve hafifletiyorlar. Bu vesile ile uzun yillardir gormedigim Kocamustafapasali ve Uskudarli  akrabalarimla  tekrardan gorusme imkanim oldu. Aslinda bu akrabalar cogunlukla Kocamustafapasada yada Uskudarda yasamis kisilerin cocuklari ve torunlari idi. Onlari seneler sonra gormek, kucaklamak bana sonsuz bir sevinc veriyordu.
Bu akrabalar icinde birisi vardi'ki yeri cok ozeldi. Bu Kocamustafapasadaki evde yasayanlar icinde hayattta kalan benden yasca  buyuk tek akrabam Bulent dayim idi. Bulent Saracoglu , simdi seksenin ilk yillarini suren,  kibar itinali giyimli bir eski Istanbul Beyefendisi idi. Istanbul'da kaldigim surece Bulent dayim bizimle hep beraber oldu acimizi paylasti. Bende kendime,  yillarca boyle muhterem bir insani arayamadigim icin kizdim. Gene boyle bir bulusmada bana buyukce  zarf uzatti ve " Bak bunlari sizin icin hazirlattim" dedi.

TEPEBAG, 10 AGUSTOS 1941
Zarfi actim , icinde 4/6 inch ebadinda bir aile fotografi vardi. Siyah beyaz fotograftaki insanlar benim Kocamustafapasadaki akrabalarim idi. Hani fotografciya gidersiniz, koy resmi cektirmek isterseniz sizin altiniza oturmaniz icin  sahte bir saman yigini , arkada agaclar olan resimler filan koyarlar ya ; buda ona benziyordu. Aradaki fark bu resmin gerisindeki  sahnenin  sahici olmasi idi. Resmin arkasini cevirip bakmaya luzum gormeden , burasi "Tepebag"dedim Bulent dayima.  Evet Kocamustafapasa Koskunun sakinleri buraya Hazim amcanin ciftligine piknige gelmisler ve guzel giyimleri ile bahcedeki saman yiginin uzerine oturup  poz vermislerdi. Resmin sol tarafinda , Aykut ailesi yani anneanne ve dedemin tarafi yer aliyordu. Sag taraftada Saracoglu ailesi yani anneannemin kardesi Huseyin Bey( Cici Babam) ve onun cocuklari yer aliyordu.
Resime tekrar tekrar dikkatle baktim. Aslinda bu resmi belki 40 belki 50 yil once gordugumu animsadim. Resimdeki guzel insanlardan hayatta kalan iki kisi vardi. Bunlarin ikiside resimde ayakta durmayi tercih etmislerdi; Annem Lamia (Aykut) Ozmeral ve Dayim Bulent Saracoglu. Oturan yada saman yiginina ilisenlerin tumu hayatta yoktu artik. Resmin arka kisminda boylu boyuna tas bir duvar, hemen arkasinda tek tuk mezar taslari, servi agaclari, belki uzaklarda bir cami minaresi seciliyordu. Resmin sag ust kosesine dikkatli bakinca   bir mezar tasinin ustunde bir hac isareti goruluyordu.Resmin arkasini cevirdim, Bulent dayim sonradan buyuttugu resime bir not dusmustu;

Tarih: 10 Agustos 1941
Hazim Amcanin Bagi
Tepebag Istanbul
1.Suphi Aykut           1.Huseyin Saracoglu
2.Nudiye Aykut         2. Fevziye Saracoglu
3.Lamia Aykut           3.Bulent Saracoglu
4.Lemi Aykut             4.Berrin Saracoglu
5.Leyla Aykut            5.Benam Saracoglu
1.Kemal Atalay
Resim Nigar Atalay tarafindan cekildi.
Amerikaya donunce ilk isim bu resmi cogaltip kardeslerime ve akrabalarima yollamak oldu. Sonra internettde harita uzerinde arastirmaya devam ettim. Istanbul Sehir Haritalarinin  asagidaki web sitesinden aradigim bilgiye sonunda ulastim.
www.istanbul.net.tr

TEPEBAG MEZARLIKLAR VE CIFTLIK YOLU
 
AYAKTAKI CINARLAR:LAMIA (AYKUT) OZMERAL, BULENT SARACOGLU
Evet Kocamustafapasadan Tepebagina giderken gectigimiz kapinin ismi Silivri Kapiydi. Buradan Balikli yoluna giriyor, sag taraftaki Balikli Musluman mezarliginin yanindan gecerek, Balikli  Ermeni mezarliginin yanindaki yolu takip ederek tepeye dogru tirmaniyorduk. Ciftlik bu tepenin ustunde mezarligin bitiminde idi.
Gozlerimi kapayip Tepebagini gormeye calisiyordum. Tepenin ustundeki ev iki katli idi ve tugladan yapilmisti. Onunde balkon gibi bir terasi ve  bu terasin ustunde buyuk bir yemek masasi vardi. Masanin uzerindeki cardaktan salkim salkim uzumler gorunuyordu. Masanin uzerinde kalin desenli bir musamba serilmisti. Tabaklarin icinde su borekleri, kuzu kavurmalar, ic pilavlar, gullaclar  secebiliyordum. Masanin uzerindeki bakir bakractan  taze sutten yapilmis  mis gibi bir ayran kokusu yayilmisti etrafa. Mevsimlerden belki bahar , belkide  sonbahardi. Cayir zaman zaman yesil bazende sari renkte idi. Duvarin arkasindaki beyaz taslarin arasi alabildigine kirmizi  gelinciklerle doluydu.
Annem , kul renkli bir ata binmis, gur kestane saclari havada ucusarak koy yolunda gidiyordu. Bulent Dayim bir incir agacinin altinda oturmus elinde kitaplari  Tibbiye imtihanina hazirlaniyordu. Benam dayim, ahirdaki koclari disari cikarmis  elindeki degnekle birbirlerine tos atmasini ogretiyordu. Lemi  dayim  kisa pantolunun cebinden cikardigi sapanla gozluklerinin arkasindan dikkatle  mezarlik duvarina tunemis bir kargaya nisan aliyordu. Biraz ilerde Berrin Halam elindeki sepete kuyunun arka tarfindaki caliliklardan ,  rengi uzerindeki kolsuz elbiseyi andiran kizil renkli  bogurtlenleri  topluyordu. Cicibabam evin icinde seccadesini acmis uzerinde beyaz uzun kollu frenk gomlegi basinda beyaz takkesi  namaz kiliyor, ciciannem boynunda ipek fulari ,  mutfakta  siyah basortulu Leyla yengeye yardim ediyordu. Anneanem terasta uzerinde beyaz uzerine mavi dalga desenli yarim kollu elbisesi ile   hasir bir koltukta oturuyor mavi renkli  bir bebek patigi oruyordu.Dedemin uzerinde lacivert bir takim elbise ve bordo renkli bir kravat vardi. Cepkeninden saat zinciri goruluyordu. O da anneanemin yaninda  hasir bir sandalyeye oturmustu. Onundeki sehpanin uzerinde itinayla soyulmus birkac dilim elma ve bir kadeh kirmizi sarap vardi. Gumus sigaraligindan yassi bir sigara cikardi,cakmagiyla yakti sigarayi agzina goturdu. Etrafa mavi beyaz bir duman yayildi. Sonra bu dumanin arkasindaki manzara ve renkler bir anda kayboldu. Tekrar gormek istedim bu zamanini tam bilemedigim  cok renkli tabloyu. Hazim Amcayi gormek istedim en cok. Ama heyhat, geri gelmedi, gelmeyecekti!
Tepebag artik kaybolan bir kırdı.
Cem Ozmeral
7 Kasim 2006
Columbus, Ohio

Tepebağlı bir Okuyucumuzun Yazı ile ilgili E-Mail'i

KAYBOLAN CENNET TEPEBAG



MerhabA Cem bey , arkadaşlarim sizin kaybolan kir tepebag ile ilgili sitedeki yazinizi bulup okumuslar , bana bildirdiler. Ben de vakit kaybetmeden buldum hemen okudum cok mutlu oldum , cocuklugum , gencligim geri geldi. Inanİn okurken gozlerimden yaslar geldi. 1941 yilindaki aile fotografinizi gördüm. Eski Tepebag gozumden zaten hic gitmiyordu ki, ruyalarima giriyor, bahce icindeki evimiz üzüm bağlari , bahceler, tarlalar, ve biz hala tepebagdan kopamadik , kopamayiz da...


Biz Tepebag’in en eski ve köklü ailesiyiz. Akrabaglarimiz 1900 lü yillarda buraya gelip yerlesmisler. Sakir amcamiz cok eskiden gelmis. Annem 1933 yilinda burada dogmus, halen saglikli bir yasam sürüyor. Hazim amcalari cok iyi taniyor. Bizim evin hemen karsisinda ciftlikleri vardi. Hazim amcayi sordum komusu olarak gidip geliyordu.Bir cocugun ismini hatirlayabildik , adi Yüksel idi. Ciftligin hemen yanindaki tarlada biz cocukken kus yakalardik. Ekim – Kasim aylari kus mevsimiydi. Saka , iskete , florya kuslarini yakalar gidip Silivrikapi , Kocamustafapasa da satardik. Biraz ilerimizde cirpici cayiri baslardi. Burasi mesire yeriydi. Buraya İstanbul’un her yerinden aileler piknik yapmaya gelirdi. Burası adeta bir cennetti. Hazim amcanin ciftliginde okla kus vururduk. Ekinlerde gelincik tarlalarinda oyun oynardik. Sizin 1941 yilindaki aile fotografiniz tahminimce Ermeni mezarliginin sonunda Hazim amcanin ciftliginin yaninda cekilmis. Simdi ermeni mezarligina boydan boya duvar ördüler. Mezarliktaki hac da ermeni mezarligina ait. Hazim amcanin ciftligi de oradaydi , simdi burasinin belli bir kismi park , orta okul ve lise oldu. Hazim amcalar köskü satip gitmisler. Yazinizda belirttiginiz gibi Tepebag yok yere satildi. Adeta yagmalandi her taraf apartmanlarla doldu. Annenizin belirttigi gibi mesire yeri olan meshur cirpici cayiri demirciler sitesi oldu. E 5 karayolunun eski adi Londra asfaltiydi , cocukken arkadaslarla cirpici cayirinda oturur , arabalara bakardik , 10 - 15 dakikada bazen yarim saat de ancak 1 araba gecerdi. Tepebag’in adini degistirip , Seyitnizam yaptilar , ama biz yine Tepebag imizi yasatiyoruz , Tepebag Kültür Spor isminde bir futbol takimimiz var. İstanbul süper amator kumede oynuyoruz. Tepebag Dutluk isminde bir de camiimiz var. Tepebag ve cirpici cayirinda aycicegi , gelincik tarlari , üzüm baglari ( cavus üzümü , kara , kokulu ve misket üzümü ) kiraz , dut , kayisi , erik , armut , incir ve citlenbik agaclari vardi.



Benim adim Turgut Soner 1954 dogumluyum , cocuklugumuz ve gencligimiz Hazim amcanin ve Necmettin amcanin ciftliginde Osman ve Ibrahim amcalarin baginda gecti. Cok mutluyduk o yillarda. Siz kocamustafapasadan Tepebagina geliyormussunuz biz de Kocamustafapasaya sinemaya gidiyorduk, (Coruh ,Cam ,Can , Ozkan ,Ozlem , Zengin ve Istanbul sinemasi ) Samatya da Sen sinemasina giderdik. Buradan Samatya denizine yüzmeye giderdik. Ben ilkokulu Silivrikapida , orta okulu Kocamustafapasadaki Mehmet Akif de okudum , Liseyi Davutpasa da okudum.


Yazinizda bahsettiginiz su ictiginiz cesme hala duruyor, ama malesef suyu akmiyor. Siz Tepebagina gelmek icin Silivrikapi mezarligini gectikten sonra hemen bitisiginde Meryem ana rum manastiri var , sonra Balikli Ermeni mezarligini gecip bizim Cennet Tepebagimiza geliyordunuz. Sitedeki yazinizi ögreneli üc gün oldu vakit kaybetmeden ben de size yazmak istedim. Acele olduğu icin bu kadar yazabildim. Tekrar görüsmek üzere saygilarimla ,


Turgut SONER


Tepebag spor kulübümüzün resmini daha sonra yollarim.




BACK TO TOP/EN BASA
NEXT/BIR SONRAKI
BACK HOME/ANA SAYFA

                                                                                               

                                                                                                       Page copy protected against web site content infringement by Copyscape                            
                                                                                              ©2011.All rights reserved        

Website powered by Network Solutions®