ILBER ORTAYLI
13 Mart cuma günü İlber Ortaylıyı kaybettik, bugün de onu son yolculuğuna uğurluyoruz. Hakkında çok yazıldı, çok resimleri kondu. Bizim neslin şüphesiz en büyük Türk tarihçisi idi. Tarih bilgisi Türkiye ve Osmanlı ile sınırlı değil bütün dünya tarihini kapsıyordu. İnanılmaz bir tarih hafızası vardı, onunla belki de yüz ciltlik bir hafıza da gitti. Entelektüelin en güzel tarifiydi. Onu bilgisi, anlattıkları kadar hep gülen yüzü ile de hatırlayacağız.
Bazen insanlar ünlü kişiler ile aralarında benzerlikler bulup onunla övünmeye çalışırlar. Ben de böyle bir bencillik yapıp onunla avunacağım.
İlber Ortaylı ile aynı yılda doğmuşuz. Ben Mart 1947, o ise Mayıs 1947.
Ortaokulu ikimiz de Avusturya Lisesinde okumuşuz. Ben Lise yi de.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyup oradan mezun olmuşuz. 1965-1969. O Siyasi Şube’den ben Maliye den.
Lisansüstü tahsilimizi ikimiz de ABD de yapmışız. O University of Chicago dan 1975 yilinda M.A. almış, ben ise Pennsylvania State Üniversitesi nden ayni yilda.
Ben de tarihe meraklıyım, ama onun sadece bir öğrencisiyim. Tarihi bilgim herhalde onun serçe parmağı kadar, hafızam onun beyninin bir zerreciği.
İstanbul ve Türkiye gezginliğimiz de bir ortak nokta. Evet hocam, Ahlat’ı görmedim ama Mardin’i gördüm, Güneydoğu Anadolu’yu, Karadenizi baştanbaşa gördüm, Kars’ı gördüm, İç Anadolu’yu, Trakya’yı, Ege’yi, hepsini. Dünya’yı daha fazla görme imkanım olursa, Türkiye'yi gördüğüm için oraları daha iyi anlayacağım.
Istanbul’un her köşesini ise ezbere biliyorum. Hani senin tavsiye ettiğin bir güzergah vardır ya !
Eminönün de başlar Çarşamba, Balat, Yedikule , Süleymaniye, Beyazıt, Sultanahmet diye gider. Onu defalarca yaptım. İstanbul’un geri kalanını da.
Seni hayatımda bir kere gördüm, izninle o günü anlatayım.
1958 yılının Eylül başı olmalıydı. 11.5 yaşındaydım Annem Ankara'dan beni getirmiş, Istanbul daha önce yazıldığım Avusturya Lisesine bırakmıştı. Okul da leyli (yatılı) okuyacaktım. Yemekhane de akşam yemeğinden sonra bütün çocuklar avluya çıkmıştık. Günlerden pazardı. Avlu daki öğrencileri çoğu okula yeni yazılan öğrenciler di. Ürkek ürkek dolaşırken köşede bir grup dikkatimi çekti. Öğrenciler bir çember yapmış yere oturmuşlardı. Ortalarında benim yaşlarımda tombulca bir çocuk film anlatıyordu. O zamanlar televizyon yoktu ve sinema filmlerini bir hikaye okur gibi baştan sona okumak bir boş vakit eğlencesi idi. Çemberdeki daha henüz ergenliğin başında olan çocuklar hayranlıkla en ufak detayına kadar filmi anlatan çocuğu dinliyorlardı. Çocuğun gerçekten dikkat çeken bir anlatım tarzı ve çekiciliği olmalıydı. İlber isimli öğrencinin anlattığı film Bridget Bardot’un “Ve Allah Kadını Yarattı” filmiydi.
Bildiğim kadarı ile İlber Ortaylı ortaokulu Avusturya Lisesinde okudu. Ama onu yatılı öğrenciler ile daha sonra gördüğümü hatırlamıyorum. Belki de nihari (günlük) öğrenci olarak devam etmişti.
İşte benim de İlber Ortaylı ile, onu çoğu kez televizyonda seyretmek dışında tek anım bu.
O büyük tarihçi ve entelektüel ile aynı zamanda ve bazen aynı mekanda yaşamış olmak ta tek övünç kaynağım. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.
Cem Özmeral
15 Mart, 2026
Dublin, Ohio